‘YAMAÇ PARAŞÜTÜ’

Yamaç paraşütü, birkaç yenilikçi havacı tarafından 1980’li yılların başlarında serbest
paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmalarıyla başlamış oldu. Zamanla
paraşütlerin aerodinamik yapılarının gelişmesiyle birlikte performansları da
arttı ve serbest paraşütlerden ayrılarak, planör, yelken kanat gibi amacı uçuş
olan bir alet haline geldi.

Günümüzde pilotların da tecrübesine bağlı olarak, yamaç paraşütü ile küçük
tepelerden kalkılıp, yüzlerce metre yukarılara çıkılabilmekte ve saatlerce
havada kalıp kilometrelerce uzaklara uçulabilmektedir.

Katlandığında bir sırt çantasına sığacak kadar küçülebilmesi ve ağırlığının da
çok az olması bazı dağcıların ilgisini çekmiştir ve dağların zirvelerinden yamaç
paraşütüyle uçarak inenler vardır.

Türkiye’de yamaç paraşütçülüğü hızla gelişmektedir ve ülkemiz uçuşa çok
elverişli noktalara sahiptir. Hemen her şehrimiz civarında uçuşa uygun bölgeler
bulunabilir. Burada özellikle, Türkiye?nin ve dünyanın en iyi uçuş noktası
sayılabilecek Ölüdeniz e sahip olduğumuzu belirtmek lazım. Ayrıca Antalya-Kaş,
Denizli, Isparta, Erzincan, Eskişehir, Erzurum, İzmir, Bolu, Akşehir uçuşa
elverişli diğer şehirlerimizden bazılarıdır.

Yamaç paraşütünü diğer hava araçlarıyla kıyaslarsak öğrenmesi en kolay olanıdır.
Belli sağlık koşulları içerisinde hemen herkes yapabilir. Bunun için ülkemizde
başvurabileceğiniz birçok kulüp, dernek, kurs, şahıs, şirket, vs. vardır.
Ülkemizde bu sporun eğitimini veren ve yapan yaklaşık 40 civarı üniversite
kulübü vardır. Tabi üniversite kulüplerinin bir çoğunun kendi üniversite
öğrencisi haricinde öğrenci kabul etmediği bilinmektedir. Yamaç paraşütünün
pahalı bir spor olduğu bilinen bir gerçektir. Kullanılan malzemeler Türkiye de
üretilmemektedir ve maliyeti oldukça fazladır. Bu yüzden üniversite kulüplerinde
eğitim alan öğrencilerin maddi açıdan büyük avantajları vardır. Fakat bu noktada
seçim yapmadan önce oldukça hassas davranmak gerekir. Pilotaj hatalarında ve
bunun doğurduğu sonuçlarda alınan eğitimin büyük paya sahip olduğu asla
unutulmamalıdır. Eğitimin güvenilir eğitmenler tarafından ve güvenli
malzemelerle yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Yamaç paraşütü medya
tarafından ne kadarda tehlikeli olarak gösterilse bile aslında kurallarına
uyulduğu ve ciddi bir eğitim alındığında sanıldığı gibi tehlikeli olmadığı
görülmektedir.

Birazda bu sporda kullanılan malzemelerden bahsedelim.

Bu sporu yaparken kullanacağımız alete yamaç paraşütü, parapente (Fransızca),
paraglider(İngilizce) gibi isimler verilir.

Yamaç paraşütünün bez kısmına kanopi, kanat veya kubbe
adı verilir. Yamaç paraşütünde kullanılan malzemeler teknolojinin gelişmesiyle
artık yüksek kaliteli ve güvenilir malzemeler haline gelmiştir. Yeni kanopiler
dacron polyesterden dikilirler ve yırtılması çok zordur. Yırtılsa bile özel
dikişi ile yırtığın büyümesi engellenmektedir.

Oturulan kısmına ise harness denir ve uzun uçuşlarda kullanılan harnesslerde birde yedek
paraşüt mevcuttur. Yedek paraşüt mevcut paraşütün bir sorundan kullanım dışı
kalması halinde açılır ve güvenli bir şekilde inişe yardımcı olur. Bahsettiğimiz
pilot harnesslerde sırt ve yan korumalar bulunmaktadır. Eğitimlerde ise basic
harness denilen harnessler tercih edilmektedir. Yüksek irtifa uçuşları mutlaka
pilot harnessler ile yaptırılır.

Yamaç paraşütünde kullanılan iplerin bir tanesi 130 kg çekere sahip iplerdir ve
yamaç paraşütünde onlarca ip vardır.Su geçirmez ve çok hafiftirler.İplerin bağlı
olduğu vidaların çekeri ise 410 kg dır. Kolonların bağlandığı kolonların çekeri
ise çok daha fazladır.

Diğer bir temel malzeme ise kask tır ve bunun yanında variometre, rüzgar ölçer,
uçuş tulumu, uçuş botu ise kullanılan diğer malzemeler arasında yer alır.

Yamaç paraşütünde sağ ve sol olmak üzere iki fren bulunmaktadır ve bu sayede
istediğimiz yere çok yumuşak iniş yapma imkanımız bulunmaktadır. Yani çoğu
insanın düşündüğü gibi yamaç paraşütü rüzgar nereye eserse oraya değil, siz
nereye isterseniz oraya gider.

Yamaç paraşütünde yanlış bilinen bazı durumlar vardır. Kazaların sebebi ters rüzgar
değildir ve böyle bir durum yoktur. Rüzgar kalkış ve inişte tam karşıdan esecek
şekilde kanadımız serilir. Kalkış yaptıktan sonra rüzgarın esme yönü önemli
değildir. Kazaların çok büyük oranı olumsuz hava koşulları veya akrobasi
gösterilerinde kazalar olmaktadır. İyi eğitim almış bir pilot havayı tanır ve
uygun olmayan şartlarda uçuş gerçekleştirmez. Eğitimin büyük önemi vardır ve çok
ciddiye alınmalıdır. Kesinlikle kendi başına öğrenebilinecek bir spor değildir.
Kullanılan malzemeler dahi eğitim, orta seviye, ileri seviye olarak
değişmektedir. Diğer bir konu ise yamaç paraşütünde ?atlama? terimi kullanılmaz
bunu yerine ? kalkış ? terimini kullanırız. Yamaç paraşütünde kalkış yapılır
serbest paraşütte ise atlama. Serbest paraşütte ? düşüş ? vardır, yamaç
paraşütünde ise ? süzülüş ? , buda serbest ve yamaç paraşütü arasından basit
farklardır.

Yamaç paraşütünde çift kişilik paraşütler vardır ve
buna ? tandem? denir. Başta ölüdeniz olmak üzere tecrübeli pilotlar eşliğinde
yolcular ücret karşılığı bu zevki tadabilmektedirler. Yolcunun tek yapması
gereken kalmış esnasında birkaç adım atarak koşmaktır.

Yamaç paraşütü eğitimi önce teorik eğitimle başlar. Teorik eğitimde; malzeme
bilgisi, aerodinamik, uçuş tekniği, makro ve mikro meteoroloji anlatılan bazı
konulardır.

Teorik eğitim sonrası öğrenciler yer eğitimine geçerler. Yer eğitiminin maksadı
öğrencilere yerde paraşütle olan reflekslerinin gelişmesini sağlamak ve temel
hareketleri öğrenmektir. Öğrencinin durumuna göre 1-3 gün arası sürer. Yer
eğitimini bitiren öğrenci önce 30-40 metre yükseklikteki tepelerden 20-30 civarı
başlangıç uçuşu gerçekleştirir. Bu uçuşlar çok kısa süreli olup öğrencinin
tecrübesinin arttırılması ve hareketlerin (dönüşler, kalkış, iniş vb.)
öğretilmesi amaçlanır. Daha sonra gitgide yükselerek eğitim sürdürülür.
Başlangıç eğitimi biten öğrenci artık yüksek irtifa eğitimine hazır hale gelir.
Bu eğitim süreci öğrencinin becerisi ve hava koşullarına da bağlı olarak sürer.
Başlangıç eğitimi tüm koşullar uygunsa ortalama 5-10 gün arası sürer. Yer
eğitiminden sonra birkaç ay sürecek olan başlangıç eğitimi devam eder. Yer
eğitimi ve başlangıç eğitimi genelde biraz yorucu geçer. Fakat ayağınız yerden
kesildiği ilk andan itibaren her şeyi unutur gökyüzünün ve uçmanın keyfini,
özgürlüğün tadını çıkarırsınız.

Havacılığın her dalında olduğu gibi yamaç paraşütçülüğünün de kesinlikle uymanız gereken bazı emniyet kuralları vardır.
Havacılığın düşüncesiz, dikkatsiz, tedbirsiz ve aptalca hareketleri affetmediğini asla unutmamamız gerekir. Güvenli uçuşlar için içinde uçtuğumuz hava tabakasını kesinlikle tanımalı, paraşütümüzün değişik şartlar altındaki davranışlarını iyi bilmeli ve doğanın şartlarını ve kendi limitlerimizi asla zorlamamalıyız.

UÇUŞ
Yamaç Seçimi : İlk yapılacak iş iniş yerinin seçilmesidir. Düz bir alan olması şarttır. Çünkü belli bir koşu mesafesi gerekmektedir. Streamer veya windsock koşu pistinin yan tarafına dikilmelidir. Bunlar pilotun görüş açısı içinde olmalıdır. Yamaçta koşu yolunda engellerin olmaması ve uygun bir eğimin olması gerekir çok dik yamaçlar uçuş için uygun değildir. Pilot için uzun bir koşu alanı bulunmalıdır. Türbulanslardan kaçınmak için yamacın karşı tarafında bir tepe olmaması gerekir. Paraşütün serileceği temiz bir yer seçilmelidir.

KALKIŞ
Kontroller: Rüzgar önden gelmelidir. Baslangıçta en fazla 30° yandan gelebilir. Tecrübeli pilotlar için 90° olabilir. Son kontroller yapılmalıdır. Kopuk olup olmadıkları, taşlara takılmadıkları kontrol edilir. Kontrol iplerinin en altta ve açık olduğuna bakılır. Kask takılır ve harnesse girilir. harnessde önce bacak kolonları sonra göğüs kolonları takılır. Bacak kolonları fazla sıkılmaz oturmak için hafif boşluk bırakılır. Kanadın tam ortasında durulur. Genellikle kanatta orta bölümü belirten bir yazı veya işaret bulunur. Kollar yana açılır. Elin içinde kumanda iplerinin bulunduğu halka ve ön kolon olmalıdır. Diğer kolonlar omuzda olmalıdır. Bu pozisyonda koşmaya başlanır. Dikkat edilmesi gereken, kolonların kollar ile değil göğüs gücüyle itilmesidir. Kanat tam tepeye geldiğinde ön kolonlar bırakılır, böylece elde sadece kumanda ipleri kalır. Kalkış için koşarken kanadın yana doğru eğilmesi halinde, eğik olan tarafa koşulur ve kanat düzeltilir. Ancak kanat düzeldikten sonra koşmaya devam edilir. Bu hususa çok dikkat edin. Koşma çok önemlidir. Havalanıldığı andan itibaren koşu durdurulmaz ve havadayken bile devam edilir. Kalkışta en fazla zorlanacağınız kısım koşma olayıdır. Havalandıktan sonra koşmayı bırakıp harnesse oturmak en sık yapılan hatalardan biridir. Bu hata yaralanmalar veya harnesse zarar gelmesine sebep olur.

Ancak tümüyle havalandıktan sonra harnesse oturulur ve paraşüt kumanda etmeye başlanır. Kanatlar kumanda iplerini çektiğiniz yöne doğru döner. Kalkışta ve inişte rüzgarı öne almak zorunda olmanıza rağmen havadayken rüzgarın yönü önemli değildir.

İNİŞ
Yere 25-30m kala rüzgar öne alınır ve komut ipleri kullanılmaz. Harness’tan çıkılır ve yere 1-2 m kala fren ipleri sonuna kadar çekilir. Bu harekete “Dinamik Stall” denir. Gerektiğinde ipler ele dolanıp daha fazla çekilmesi sağlanır. Ayak yere değidiği andan itibaren koşmaya başlanır. Koşarken fren iplerini çekmeye devam edin. Kanat arka tarafa yatınca koşma durdurulur ve kanat toplanmaya başlanır. İlk olarak fren ipleri karışmaması için kolondaki çıtçıtlı yerine takılır. “Stall” kelimesi İngilizcede “aniden durma” veya “bozulma” anlamına gelir. Yamaç paraşütünde kullanılan anlamı ise “irtifa kaybetme” ve “düzensiz uçuştur.”

Bir Cevap Yazın